Türkçe Great Britain
 

    Biyografi :   1946 Eskişehir doğumludur. İlk resim derslerini; Türkiye'nin önde gelen ressamlarından biri olan ve resim eğitimi alanında uzun yıllar boyunca sarfettiği özverili çabalar nedeniyle "Hepimizin Resim Öğretmeni" ünvanına sahip bulunan Sayın Naime SALTAN'dan almıştır. İç Mimar ve Endüstri Ürünleri Tasarımcısı’dır. Uzun yıllar önce başladığı pyrogravure resim çalışmalarına halen kendi atölyesinde devam etmektedir.

  Türk tarih ve kültürünün belli bir dönemine ait görüntüleri günümüze yansıtan eski İSTANBUL gravürlerini kitap sayfaları arasından kurtarmak ve belgesel değer taşıyan bu zarif eserleri özellikle yabancı kitlelere tanıtmak amacıyla, çalışmalarını genellikle bu gravürlerin pyrogravure yorumlarını yaparak sürdürmektedir.

 

   

 

Selahattin ÖLÇEROĞLU

 

Sanatçının çalışmasından bir detay ..

 

 

Topkapı Sarayı, Kubbealtı  

Yakma Resim... "Sepya-Beyaz Resim..."

Fr:Pyrogravure İng:Pyrography/Woodburning Picture Alm:Brandmalerei İta:Pirografia

· Tanımı:
Pyrogravure (yakma resim) tekniği, ahşap veya diğer elverişli malzeme yüzeylerinin kızgın metal kalemlerle yakılarak çeşitli motiflerle bezenmesi işleminde kullanılan bir dekoratif sanat tekniği olarak tanınmıştır. Ancak zaman içinde resim sanatında da kullanılmaya başlanmasıyla birlikte; klasik siyah-beyaz resim tekniği tarzında, “sepya-beyaz” resim tekniği olarak gelişmiş ve plastik sanatlar alanında yerini almaya hazır, çağdaş bir resim tekniği haline gelmiştir.

· Dekoratif (bezeme) amaçlı kullanımı :
Pyrogravure tekniği dekoratif amaçlı olarak antik çağlardan itibaren özellikle ahşap ve deri eşyaların bezeme işlemlerinde kullanılmıştır.Günümüzde bu tekniği dekoratif amaçlarla kullanan muhtelif ülkelere mensup sanatçıların çalışmaları aşağıdaki adreste, dünyaca ünlü pyrogravure sanatlar yazarı ve uzmanı Bn. Kathleen Menéndez (A.B.D.) tarafından kurulmuş olan, dünyanın en çok tanınan ve en saygın Pyrogravure Sanatlar E-Müzesinde (E-Museum of Pyrographic Art) izlenebilir.

http://pyromuse.org/decorative.html

· Resim sanatında kullanımı:
Pyrogravure tekniği geçtiğimiz birkaç yüzyıl içinde, özellikle 19.yüzyıldan itibaren resim sanatında da kullanılmaya başlanmış ve sanatsal açıdan büyük değer taşıyan önemli çalışmalara imza atılmıştır. 19. Yüzyıl pyrogravure ressamlarından Ball Hughes (İng), J. William Fosdick (A.B.D) ve Charles H.F. Turner (A.B.D.) gibi sanatçıların yaptıkları pyrogravure tablolar bugün dünyanın belli başlı müzelerinde ve özel koleksiyonlarında özenle saklanmaktadır. Bn. Kathleen Menéndez ve dünyaca ünlü pyrogravure konservatörü, bu alanda ilk ve tek doktora sahibi Bn. Susan M. Millis ’in (İng.) müştereken yaptıkları araştırmalar sayesinde, geçen yüzyıllarda yapılmış olan pyrogravure eserler yeni yeni gün ışığına çıkarılmaya başlanmıştır. Kanaatimizce; çok sayıdaki bu tür antika eser, bugün dünyanın muhtelif müzelerinin arşivlerinde ve gizli kalmış özel koleksiyonlarında keşfedilmeyi beklemektedirler.

Bugüne kadar tespit edilebilen ve herbiri birer antika sanat eseri değerinde olan bu pyrogravure tablolardan bazılarının görüntüleri aşağıdaki adreste ve ilgili linklerinde izlenebilir.  

http://pyromuse.org/antique.html

Pyrogravure resim tekniği son yıllarda birçok ülkede yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Türkiye’de hemen hemen hiç bilinmeyen bu tekniğin dünyada giderek artan bir şekilde gördüğü ilgi, gelecekte popüler bir resim tekniği olacağına ilişkin görüşlerimizi kuvvetlendirmektedir.

Pyrogravure ressamlarının bir kısmı bu tekniği kendi saf ve orjinal haliyle; sadece ahşap yanığı renk tonları ile uygularken, bir kısmı da muhtelif boyalarla renklendirme yaparak karışık teknik tarzında uygulamaktadır. Pyrogravure resim tekniğini günümüzde başarı ile uygulayan muhtelif ülkelere mensup ressamların çalışmaları aşağıdaki adreste izlenebilir.

http://pyromuse.org/portraits.html

Ayrıca; Türkiye ve diğer ülkelerdeki bazı pyrogravure ressamlarının çalışmaları da aşağıdaki adreste, dünyanın tanınmış fotoğraf sanatçılarından Patrick Faleur'a (İng.) ait pyrogravure web sitesinde izlenebilir.

http://www.pyrography.net

· Pyrogravure Resim Tekniğinin Plastik Sanatlar Alanındaki Yeri ve Sanat Dünyasındaki Geleceği :
Bazı sanat çevrelerinde pyrogravure resim tekniğinin bir plastik sanat (Güzel Sanatlar) dalı olarak kabul edilmesinde tereddütlerle karşılaşıldığı ve bu tekniğin bir el sanatı tekniği olarak yorumlandığı görülmektedir. Bunun başlıca nedeni, bu resim tekniğinde bez tuval yerine ahşap tuval, boya ve resim fırçası yerine de kızgın metal kalem kullanılmasıdır. Ayrıca, pyrogravure tekniğinin bezeme işlerinde kullanılan bir el sanatı tekniği olarak doğmuş olması ve asırlar boyunca da bu şekilde tanınması, buna mukabil bu tekniğin resim sanatındaki uygulamalarında bugün ulaşılan noktanın yeterince bilinmemesi de diğer önemli nedenlerdir.

Sanat tarihi kayıtlarında açıkça görülmektedir ki, son birkaç yüzyılda meydana gelen teknolojik gelişmeler sanat dünyasına da yansımış ve bu yansıma da insanoğlunun sanata bakış açısında ve sanat dallarını sınıflandırmasında değişikliklere yol açmıştır. Nitekim geçmişte plastik sanat olarak kabul edilmeyen ve el sanatı / zenaat olarak tanımlanan seramik, cam işleri, özgün baskı ve fotoğrafçılık gibi sanat sanat dalları, 20. yüzyılın sonlarından itibaren birer plastik sanat dalı olarak kabul edilmiş ve plastik sanatlarla ilgili eğitim veren fakültelerin öğretim programlarına dahil edilmiştir. 

Zaman içindeki bu değişimler de dikkate alındığında, bir resim tekniğinde kullanılan malzeme cinsinin, o tekniğin bir plastik sanat dalı olarak kabul edilmemesi konusunda, her resim tekniği için geçerli bir neden teşkil etmemesi gerektiği düşünülmektedir. Nitekim bugün bez tuval ve yağlıboya gibi temel malzemeler dışında, çok farklı malzemelerle yapılmış bazı resim çalışmalarının da plastik sanatlar kapsamında değerlendirildiği görülebilmektedir. Pyrogravure resim tekniği bugün resim sanatında da başarıyla uygulanabilen bir tekniktir ve bu teknik, kullanılan malzeme açısından değil, ahşap tuval üzerine resmedilmiş olan çalışmanın sanatsal değeri açısından eleştirilmelidir. Bazı sanat eleştirmenleri ve eksperleri, bu tekniği daha önce hiç görmedikleri için bir mukayese yapma imkanları olmadığını, dolayısıyla bu teknikle yapılmış eserlerin eleştirilmesinin uzmanlık alanları dışında kalan bir konu olduğunu ifade etmektedirler. Oysa ki; gerek karışık teknikle, gerekse sadece ahşap yanığı renk tonlarıyla yapılmış olan pyrogravure tabloların, mevcut klasik eleştiri kriterlerine göre değerlendirilebileceği düşünülmektedir. Şöyle ki; muhtelif boyalarla renklendirilerek karışık teknik tarzında uygulanmış olan bir pyrogravure tablonun, yine karışık teknikle yapılmış olan herhangi bir yağlıboya tablo eleştirisinde kullanılan kriterlere göre değerlendirilmesi (boya renkleri ile ahşap yanığı renklerin uyumlu kullanımı dikkate alınarak) mümkün görülmektedir. Çeşitli boyalarla renklendirme yapılmadan, sadece ahşap yanığı / sepya rengi tonlarıyla yapılmış olan bir pyrogravure tablo ise, esasen plastik sanatların temel bir dalı olan siyah-beyaz (karakalem) resim tekniğinin değişik bir uygulamasıdır. Şu farkla ki; bu teknikte resim kağıdı yerine ahşap tuval, karakalem yerine de kızgın metal kalem kullanılmakta, uygulama sonucunda da siyah-beyaz arası renk tonları yerine, sepya-beyaz arası renk tonları elde edilmektedir. Ressamımızın bu tekniği sepya-beyaz resim tekniği olarak tanımlamasının nedeni de budur. Dolayısıyla, bu teknikle yapılmış olan bir pyrogravure tablonun eleştirisinin de, herhangi bir siyah-beyaz resim çalışmasının eleştirilmesinde esas alınan kriterler kullanılarak yapılabileceği düşünülmektedir.

Sanat eleştirmenleri ve eksperlerinin haklı oldukları konu, daha önce hiç pyrogravure tablo görmedikleri için bir mukayese yapma imkanları olmadığı, dolayısıyla pyrogravure tekniğinin bir tablo üzerinde emsallerine oranla ne derecede başarı ile uygulandığı hakkında bir fikir beyan edemeyecekleri konusudur. Bu sorunun çözümü de, pyrogravure resim alanında isim yapmış olan tüm pyrogravure ressamlarının yaptıkları eserleri daha sık sergilemeleri ve bu ender tekniğin tanıtımı için daha çok çaba harcamalarıyla zaman içinde mümkün olabilecektir. Tabii ki bu konuda resim sanatı ile ilgili uzmanlardan ve eleştirmenlerden beklenen husus, pyrogravure resim tekniğine daha olumlu bir bakış açısı ile yaklaşmaları, bu tekniği desteklemeleri ve teşvik etmeleridir.

Çünkü bugün, Selahattin Ölçeroğlu (Türkiye), Dumitru "Dino" Muradian (Romanya), Krasimir Hristov (Bulgaristan), Lorraine Zaloom ve Rodger Letkeman (ABD) ve Pyrogravure Sanatları E-Müzesinde yer alan pyrogravure resim tekniğinin dünya çapındaki diğer ressamları, yıllar süren ısrarlı çabalar sonrasında bu resim tekniğinin uygulama yöntemlerini mümkün olabilecek en üst düzeyde geliştirmişler ve genç nesillerin bu tekniği kullanabilmeleri için gereken zemini hazırlamışlardır.

Başarıyla uygulanmış bir pyrogravure resim çalışmasının dikkatle incelenmesinde de görülecektir ki, bu teknik bugün ulaştığı nokta itibariyle bir plastik sanat dalı olarak kabul edilmeyi hak eden ve kendi Mona Lisa ‘larını yaratabilecek potansiyele sahip olan bir tekniktir.

Pyrogravure resim tekniğinin gelecekte gözde bir resim tekniği haline geleceğine, bu tekniğin geçmişteki ve gelecekteki ustalarının -diğer klasik resim tekniklerinde olduğu gibi- eserleriyle beraber sanat tarihi kayıtlarında ve sanat ansiklopedilerinde hak ettikleri yeri alacaklarına inanıyoruz.

· Selahattin Ölçeroğlu’nun Pyrogravure Resim Çalışmaları :
Pyrogravure ressamı S. Ölçeroğlu, ahşap yanığı renk tonlarının özellikle eski yapılar ve tarihe mal olmuş konularla çok iyi uyum sağlayacağını uzun yıllar önce fark etmiştir. Ancak diğer taraftan bu konuların taşıdığı gizemli atmosferin ahşap tuval üzerinde sanatsal değer taşıyacak şekilde yansıtılabilmesi için, o yıllarda Türkiye’de yetersiz bir düzeyde (sadece yoğun-seyrek noktalar veya çizgiler halinde) uygulanabilen bu tekniğin gerçek bir resim tekniği olarak geliştirilmesi gerektiğini de düşünmüştür. Bu amaçla ressamımız henüz 19 yaşında iken ahşap yanığı renk tonlarının her çeşidini elde edebileceği yakıcı bir metal kalem tasarlamış ve yıllar süren ısrarlı çabalar sonucunda pyrogravure tekniğini siyah-beyaz resim tekniği tarzında, resim sanatında da kullanılabilecek şekilde geliştirmeyi başarmıştır. Bugün pyrogravure resim tekniğinin dünya çapındaki ustaları arasında bulunan ressamımızın sepya-beyaz resim tekniği olarak tanımladığı ve klasik siyah-beyaz resim tekniğine bir alternatif olarak gördüğü bu ender resim tekniğindeki renk tonları, en açık tondan en koyu tona kadar olan sepya rengindeki ahşap yanığı renk tonlarından oluşmaktadır.

Ressamımız ahşap yanığı renk tonları üzerine çeşitli boyalarla renklendirme yapılmasının, bu tekniğin özünü zedelediği ve orjinalliğini bozduğu görüşüne sahip olduğundan, çalışmalarında herhangi bir çeşit boya kullanmamakta, çerçeve deseni de dahil olmak üzere, ahşap tuvaldeki renk tonlarının tümünü, tuval yüzeyini kızgın bir metal kalemle muhtelif ısı derecelerinde yakarak elde etmektedir. Uyguladığı tekniğin sırrını “yüzde bir yetenek, yüzde doksan dokuz sabırlı ve titiz çalışma” formülü ile açıklayan S.Ölçeroğlu’nun, bugün Brezilya’dan Japonya’ya kadar birçok ülkede tabloları bulunmaktadır.

Bu güne kadar yaptığı çalışmalarında genel olarak Eski İstanbul gravürlerini konu alan ressamımız, bunun nedenini ve bu gravürlerle ilgili bir projesini şu şekilde açıklamaktadır:

“Tarihimizin belli bir bölümünün sosyal ve kültürel yaşantısını gözler önüne seren belgesel değerdeki bu güzel eserleri, kendi atmosferleri ile mükemmel uyum sağlayan ahşap yanığı renk tonları ile yorumlayarak, genç nesillere ve yabancı sanatseverlere farklı bir görüntü içinde tanıtmak istiyorum. Ayrıca, yaptıkları gravürleri seyahatname kitaplarında yayınlayarak Eski İstanbul’un güzelliklerini asırlar önce dünyaya tanıtan Avrupa’lı ressamları ilk Fahri Kültür Elçilerimiz olarak görüyor ve onlara bir şükran borcumuz olduğunu düşünüyorum...”

“... Bilindiği üzere Avrupa Konseyi İstanbul’u 2010 yılı için “Avrupa’nın Kültür Başkenti” ilan etmiş olup, bu yıl içinde Türkiye’de ve Avrupa Birliği ülkelerinde çok sayıda kültür ve sanat etkinlikleri düzenlenecektir. Tüm dünyada geniş yankılar uyandıracağına inandığım bu önemli organizasyonun, Gravürlerdeki İstanbul’u ender bir resim tekniğinin zarif renkleriyle yeniden gözler önüne sermek ve özellikle Avrupa’lı gravür ressamlarına olan şükran borcumuzu ödemek için mükemmel bir fırsat teşkil ettiğini düşünüyorum. Bu amaçla; söz konusu ressamlar anısına 2010 yılında hem Türkiye’de, hem de kendi ülkelerinde sergilenmek üzere, eşi-benzeri olmayan büyük bir pyrogravure tablo koleksiyonu hazırlamayı planlıyorum. Ancak; hem bu koleksiyonun hazırlanması, hem de böylesine geniş kapsamlı bir projenin gerçekleştirilebilmesi için, büyük bir kuruluşun sponsorluk desteğinin şart olduğunu da ifade etmek zorundayım...”

Selahattin Ölçeroğlu’nun pyrogravure tekniği ile çok genç yaşlarda iken resim yapmaya başlamasının ilginç hikayesi ve bu teknik hakkındaki diğer görüşleri, Bn. Kathleen Menéndez tarafından kaleme alınan ve aşağıdaki adreste yayınlanan makalede yer almaktadır.

http://carverscompanion.com/Ezine/Vol10Issue4/KMenendez/KMenendez.html

Pyrogravure tekniği ve sanatçıları hakında daha geniş kapsamda bilgi edinmek isteyen sayın sanatseverler, yukarıda belirtilen makalenin Woodcarver On-Line Magazine başlığı altında yer alan Back Issues ifadesini tıklayarak, Bn. Menendez’in daha önce yayınlamış olduğu belgesel değerindeki ilginç makalelere ulaşabilirler.

S.Ölçeroğlu’nun 3 adet pyrogravure tablosunun fotoğrafları da, pyrogravure E-Müzesinde, aşağıdaki adreste izlenebilir :

http://pyromuse.org/solceroglu.html

· Sergi İzlenimleri:
Ressamımız uzun sanat yaşamı süresince sadece bir kez kişisel resim sergisi açabilmiştir. Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun 700 ncü yılı kutlama faaliyetleri kapsamında Kasım 1999’da düzenlenen ve büyük ilgi gören bu serginin Ziyaretçi İzlenim Defteri 'nde yer alan ve tamamı övgülerle dolu olan bu izlenimlerden bazıları aşağıda özetlenmiştir :

× “Sanatçının kullandığı ve bugüne kadar görmediğim eşsiz ve harika bir teknik ve bu teknik ile mükemmel uyum sağlayan zarif bir konu seçiminin ortaya çıkardığı sonuç, sanatçıyı kendi alanında bir Başsanatçı yapıyor.”

× "Çalışmalarınız, standartların inanılamayacak derecede üzerinde."

× “İnsanoğlunun yaptığı bir çalışma “harikulade” tanımlamasını hangi oranda hak edebilir? Ustamız en üst dereceyi zorlama yeteneğini göstermiş.”

× O kadar canlı ve çekici ki, kendimi tablonun içinde, aynı zamanda ve mekanda yaşıyor gibi hissettim.”

× "Bilinen klasik resim tekniklerine karşı; bilinmeyen, şaşırtıcı bir resim tekniği ile adeta meydan okunmuş."

× Çok etkilendim. İzlenimlerimi tek bir kelime ile özetleyeceğim: Muhteşem..”

... Ve “Son Söz”

İzlediğiniz gravürlerin hepsi geçmişi yansıtıyor. Bu gravürlerde resmedilen şahsiyetlerin hepsi geçmişte yaşadılar. Biz ise bugünü yaşıyoruz ve bugünden sorumluyuz. Ancak gelecek için de sorumluluklarımız var…

Bize emanet edilen kültür zenginliklerini daha iyi koşullar içinde geleceğe taşımak… Geçmişi unutmadan -ama geçmişin bağnaz esiri de olmadan -geleceğin çağdaş İstanbul’unu ve Yüce Önder ATATÜRK’ün deyimiyle, “muasır medeniyetler seviyesine ulaşmış” Türkiye’sini yaratmak…

Bu topraklarda var olmuş kültür değerlerinin hep birlikte yaşandığı ve yaşatıldığı, kültür ve sanatla yoğrulmuş çağdaş bir İstanbul’u ve çağdaş bir Türkiye’yi yaratmak…

TEŞEKKÜR

"E-Museum of Pyrographic Art" Linklerinin sitemizde kullanılmasına müsaadeleri ve pyrogravure tekniğinin tanıtımı için sarf ettikleri özverili çabalar nedeniyle Bn. Kathleen Menéndez’e, anılan tanıtım çabalarına katkıları nedeniyle Woodcarvers On-Line Dergisi Yönetim Kurulu Başkanı Bay Matt Kelley'e, antik pyrogravure eserler hakkındaki araştırmaları ve çalışmaları nedeniyle Bn. Susan M. Millis’e, kendi web sitesinin bu sitede bir link olarak kullanılmasına müsaadeleri ve pyrogravure sanatının tanıtımına katkıları nedeniyle Bay Patrick Faleur'e, kendilerini pyrogravure resim tekniğinin geliştirilmesine adamış olan tüm pyrogravure ressamlarına, bu tekniği destekleyen sayın sanatseverlere, sanat eleştirmenlerine ve ilglili kuruluşlara teşekkür ederim.

Selahattin Ölçeroğlu, İstanbul , 25 Ekim 2006

· İletişim Yolları :

Atölye / Mektup Adresi : Orhantepe Mahallesi Çınar Caddesi
                                           Barutçu Sokak Bayburt Ap. No:5/C
                                           34865 Cevizli / İSTANBUL

                         E - Posta : yakmaresim@yahoo.com

                       TELEFON : +90 (216) 383 52 02

Her hakkı mahfuzdur.
Bu web sitesindeki sanat çalışmalarının görüntüleri sanatçının yazılı müsaadesi alınmadıkça mekanik,
elektronik ya da başka yollarla üretilemez, basılamaz ve yayımlanamaz.

Sitenin son güncelleştirme tarihi : 08 Haziran 2009


Boğaziçi Yalıları
  Türk Hamamı Soğukluk Bölümü
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

SİTEMİZİ ZİYARET ETTİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ